Renk
Renk:
Renk için çok şeyler yazılabilir, söylenebilir. Bilimsel olarak birçok açıklama getirilebilir. Renk herkese göre farklılık oluşturabilir. Kimi insanlar duygu ve düşüncelerini ifade eder renklerle. Kimi zaman sınırlarımızı belirler. Durmamız ya da geçmemiz gereken durumları bize bildirir. Kimilerimiz için sıkıntılı bir durumdur renk körlüğü. Gördüklerimiz aldatır kimi zaman. Bazen sadece görmemiz kadarı ile görmemize şükretmemiz gerekir.
Yüce yaratanın bizlere bahşetmiş olduğu bir özelliktir renkler ve bu renkleri görmemiz sadece insanoğluma has bir durumdur.
GÖRME!


ALGILAMA!

Renk günlük hayatımızda önemli rol oynar. Yaşamımız boyunca renklere karşı belli şekillerde reaksiyon gösteririz. Örneğin kırmızıda dururuz, yeşilde geçeriz. Mavi soğuk, kırmızı sıcaktır. Renk, bilimsel olarak bakıldığı zaman göz aracılığıyla iletilen bir duygu etkisidir ve renk ışığın bir özelliğidir, onsuz var olamaz. Işık ise bir çeşit elektromanyetik ışımadır. Bu ışımanın çeşitli dalga boyları vardır. Işığın görünen kısmı bir prizma yardımıyla gökkuşağı veya spektrum renklerine (mordan kırmızıya kadar) ayrıştırılabilir. Ultraviyole ve enfraruj ışığı insan gözü tarafından algılanamaz. İnsan gözü 400-700 dalga boyu arasındaki ışığın renklerini algılar.
Renk Oluşumu: Rengin algılanması için ışık kaynağına, ışığın yansıyan bir cisme ve yansıtılan ışığı algılayan bir alıcıya (örneğin gözümüz) ihtiyaç vardır.
Beyaz bir yüzey bütün ışık ışınlarını yansıttığı için beyaz, siyah bir yüzey bütün ışık ışınlarını yansıtmadığı için siyah görünür. Bir karışım halinde siyah ve beyaz içeren renkler doymamış renkler olarak adlandırılır. Renkli bir ton örneğin kırmızı hiç beyaz ve siyah içermez ise doymuş renk demektir. Bir renk tonunun değerlendirilişinde; renk, parlaklık ve doygunluk (saflık) önemlidir.
Rengin bu üç özelliğini de inceleyelim;
1.Renk tonu: Beyaz, siyah ve gri renksiz olup, renk tonları da yoktur. Diğer tüm renkli boyaların birer renk tonu vardır. Portakal kırmızısı veya yeşilli mavi örnek verilebilir. Saf bir mavi beyaz ve siyah ile karıştırılırsa bu karışımlar arasındaki fark rengin parlaklık ve doygunluk düzeyleri ile belirginleşmektedir. Bu karışıma biraz yeşil konulacak olursa başka bir renk tonu elde edilir.
2.Parlaklık: Bir renk ne kadar parlaksa o kadar çok ışığı yansıtır. Mümkün olan en açık renk beyaz, en koyuda siyahtır. Bir rengin parlaklığının renk tonu veya doygunluğu ile ilgisi yoktur. Parlak bir kırmızı, koyu bir yeşil veya açık gri bir renk hep aynı parlaklık düzeyine sahip olabilir. Parlaklık boya yüzeyinden yansıyan ışık ışınlarıdır.
3.Doygunluk: Bir renk ne kadar saf ise doygunluğu o kadar fazladır. Ne kadar beyaz veya ne kadar siyah içerir ise o kadar doymamıştır ve renklilikten uzaklaşır. Pastel renkler az doymuş renklerdir. Saf karışım boyaları ve tek pigmentli renkler doymuş renklerdir.

IŞIK YOKSA REKTE YOKTUR!

Görülebilen ışıkları içeren elektromanyetik ışıma, nanometre (nm) 10 -9m olarak ölçülebilmektedir. Dalga boyları kendilerine ait karakterde renk içerdiği göz önünde bulundurulmalıdır. Renk duygusu, göz ve beyin tarafından oluşturulmaktadır.


_____________________________________________________________________ 90
Kapalı bir havada çekilen fotoğraf ile aydınlık bir havada çekilen fotoğraf arasında aşağıdaki gibi objelerde renk farkı çıkmaktadır.


Gün içerisinde hangi saatte renge bakılması gerekmektedir?

İkindi ve Akşam Gün Ortası
İkindi ve akşam saatlerinde güneşin vermiş olduğu etki resimdeki gibidir. Doğru bir şekilde renge bakmanın yolu ise gün ortası gölgede bakılmasıdır.

Tüm renklerin aynı alanda toplanması beyaz ışığı oluşturmaktadır.
__ 91
Doğada üç adet birincil renk vardır. Bunlar, diğer renklerin karıştırılması ile elde edilemez. Bu renkler MAVİ, SARI, KIRMIZI. İkincil renkler ise bu üç rengin karışması sonucu elde edilirler. Bu renkler TURUNCU, MOR, YEŞİL. Birincil ve ikincil renkler renk çemberini oluştururlar. Zıt renkler tamamlayıcı renklerdir.


Sarı+Kırmızı=Portakal Kırmızı+Mavi=Mor Mavi+Sarı=Yeşil Sarı+Mor=Gri
Rengin tanımlanarak ifade edilebilmesi eskiden beri gelen bir problemdir. Bir kişiye göre renk bayrak kırmızısı iken diğerine göre kan kırmızısı olarak algılanmaktadır. İnsan gözü 3000 kadar rengi algılayabilmektedir. Eğitimli bir göz ise 3,5 milyon kadar rengi birbirinden ayırt edebilmektedir. Chevreul 1800’lü yıllarda yaklaşık 14.400 adet renk elde etmesine rağmen bazı renklere hiç yer vermemiştir. 1905 yılında ressam A.H. Munsell çok yaygın olarak bilinen Munsell Küresini oluşturmuştur. Rengi üç boyutlu olarak tanımlamıştır;
Rengin Tonu (hue) Rengin Açıklığı (lightness) Rengin Canlılığı (kroma-doygunluk)
Oswald Renk Sistemi; Alman bilim adamı Oswald tarafından 1914 ‘de önerilmiştir. Dört temel renk ve sekiz tondan oluşmaktadır. Bunlara da kendi aralarında 24 renk ile bir daire yapılarak ayrılır.
BOYA İnsan Araç Uygulama Şartları
Tedarik Yeterliliği Hisler Oto Yıkama Donanımı Renk Komp. Stoklaması
Çevre Koruma Renk Kontrolü Bakım Mix Makinesi
Pigmentler Kişisellik Pilot Denemeler Teraziler
Toleranslar İfade Edebilme Kullanım Sıklığı Donanım Durumu
Test Laboratuarları Göz OEM BoyamasıTabanca
İşletme Öğrenme Farklı Boya Sistemleri Rötuş
Üretim Çalışan KalitesiUygulama Farklılıkları Boyanacak Yüzey Durumu
Makineler Üretim Tesisleri Karışım Oranları
Viskozite Farklı OEM Tedarikçileri Güncel Renk Bilgisi
Stoklama Şartları Renkli Vernik Tinting
Çevresel Şartlar Sedef Mika Süre
Özel Efekt Boyalar Uygulama
Çok Kademeli Boyama Kuru/Yaş
Yüzey Tartım Hassasiyeti
__________________________________________________________________________________
11 + 7 + 14 + 14 = 46 Adet
Boyanan bir parçanın tekrar boyanması durumunda aynı rengin elde edilmesi çok zordur. Yukarıda sayabildiğimiz 46 adet renge etki eden unsur vardır. Bunlardan 5 tanesi bile yaklaşık %10’luk bir renk sapmasına neden olur.
Sonraki Bölüm
Metamerizm ve Renk Ölçümü
Metamerizm, daltonizm, LAB renk ölçümü ve renk sapması faktörleri